Beşbin yıllık tarihi olan ve dünya literatüründe Tamamlayıcı Tıp olarak bilinen Refleksoloji bilimi Türk uzmanların buluşuyla nörolojik birçok rahatsızlığa iyi geliyor.

Refleksoloji el ve ayaklardaki ilgili bölgelere belirli tekniklerle yapılan bası müdahalesi sonucu birtakım rahatsızlıkların tedavi ve rehabilitasyonunda kullanılan akut bir tedavi yöntemidir. Refleksolojiye göre el ve ayaklarda vücudun organlarına denk gelen belirli bölgeler vardır. Bu bölgelerin belirlenmesinde çeşitli yöntemler ve kuramlar geliştirilmiş. Bunlardan en sonuncusu bu bölgelerin bir takım enerji kanalları vasıtası ile belirlendiğini ve bu kurama göre ayak tabanından başlamak sureti ile beynimize doğru belirlenmiş enerji kanalları olduğunu savunulmaktaydı. Bu kuramdan hareketle oluşturulan ayak haritasında kalp sol tarafta olduğundan ötürü sağ ayakta kalp bölgesi bulunmamaktaydı. Yani ayaklardaki vücut haritası organların vücuttaki dizilimine göre yukardan aşağıya iz düşümü metodu ile belirlenmişti.


Esat Başaran Belçika’da aldığı refleksoloji eğitimi sonrasında Türkiye’de konu ile ilgili çalışmalar yapmaya başladı. Atatürk Üniversitesinde ortağı Halil Tabur ile yaptığı bir çalışmada bölgelerin belirlenmesi ile ilgili Prof.Dr. Şenol Dane danışmanlığında bir araştırma yaptı. Savunulan kuram her iki ayakta da aynı organların bulunduğu fakat farklı işlevleri olduğuna yönelikti. Bu kuram vücudumuzdaki sinir sistemine dayandırıldı. Vücuttaki organları kontrol eden Sempatik ve Parasempatik sinir sisteminin uzantıları ayaklarımızda, ellerimizde, kulaklarda ve gözlerimizde son bulmakta, dolayısıyla bu bölgelerdeki ilgili noktalar uyarıldığında aynı zamanda Sempatik ve Parasempatik sinir sistemi devreye girmiş oluyor.Yani sağ ayaktaki bölgeler uyarıldığında beynimizin sol yarım küresi uyarılmış ve Sempatik sistem devreye girmiş olur. Yine sol ayaktaki bölgelere bası uygulandığında beynimizin sağ yarım küresini uyarmış oluruz ve Parasempatik sinir sistemi devreye girer.


Bu kuramdan hareketle her iki ayakta da aynı bölgeler mevcuttur fakat bu bölgeler Sempatik ve Parasempatik sisteminin uyarılmasına bağlı olarak farklı görevleri üstlenirler. Mesela bundan önceki refleksoloji haritalarında kalp vücudun sol tarafında olduğu için ayaktaki kalp bölgesi de sol ayakta yer almaktaydı ve sağ ayakta kalp bulunmamaktaydı.


Esat Başaran ve Halil Tabur’un geliştirdiği kurama göre ise iki ayakta da kalp bölgesi mevcut fakat sağ ayaktan kalp bölgesine yapılan bir uyarı sempatik sinir sistemi vasıtası ile beynimizin sol yarım küresini uyarmakta ve kalp atışının hızlanması ve kalbin hızlı pompalanması gibi işlevleri üstlenmektedir. Sol ayaktaki kalp bölgesine yapılan bası ise parasempatik sinir sistemi vasıtası ile sağ beynimizi uyarmakta ve Kalp atışlarının yavaşlamasına sebep olmaktadır. Geliştirilen bu kuramla tüm dünyada kullanılmakta olan refleksoloji haritaları değiştirilmiş oldu.



Geçtiğimiz aylarda Amerika'ya gidilerek Refleksoloji ile ilgili dünyanın otoritesi olarak kabul edilen Kevin KUNZ ile bir görüşme yapıldı.Kevin Kunz refleksoloji ile yaklaşık 30 yıldır ilgileniyor ve bu alanda 14 kitabı tam 19 dile çevrilerek yurt dışındaki refleksoloji üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulmakta.Esat Başaran ve Halil Tabur ‘ un bulduğu bu kuram ile ilgili görüşmek istediğini belirtti.Bu buluş sayesinde refleksoloji Felçli hastalarda dünyanın en etkili tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kayda geçti, Bir çok CP li ve otizmli çocukta refleksoloji çok olumlu sonuçlar verdi..Kevin Kunz bu kuramdan bahsetti ve Japonya'da icat edilen Refleksoloji MR'ı sayesinde bu kuramın ispatlandığını anlattı.

Ücretsiz bilgi almanız için sizi arayalım!

Gönder